TAT


Sağlığı ve lezzeti ürünlerinde birleştiren Tat'ın en önemli ilkelerinden biri; kalite ve hijyen standartlarına uygun üretim yapmaktır. Tat fabrikalarında, Türk Gıda Kodeksi'ne ve Türk standartlarına uygun olarak üretim yapılıyor. İhracatta ise yabancı firmaların spesifikasyonları dikkate alınıyor. Tat'ın kalitesini ve güvenirliğini alınan uluslararası belgeler de kanıtlıyor. Tat, Japon standartlarını belirleyen "Japanese Agriculture Standart" belgesine; ayrıca tüm işletmelerinde TS EN ISO 9001-2008, FSSC 22000: Versiyon 3 Kalite Yönetim Sistemi belgeleri ve Helal Gıda belgesine sahiptir. Tat, McDONALD’S ,PİZZA HUT,MİGROS vs firmaların gıda güvenliği, kalite dokümantasyon denetimleri yanında, sosyal uygunluk (SEDEX) denetimlerinden de başarı ile geçmektedir.

 

Tat, Çevreye karşı duyarlı bir marka

Sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden Tat, çevreye karşı duyarlı olmayı kendine ilke edinmiş bir markadır. Tarımsal sanayi kuruluşlarının en önde geleni olan Tat, kendi konusunda tarımın gelişmesine katkısının yanında çevre korunmasına da önem veriyor. Çevreye zarar vermeden üretim yapmayı sağlayacak teknolojiler ve yenilikler tüm tesislerde hayata geçiriliyor. Kullanılan hammaddeler tarımsal nitelikli olduğu için herhangi bir atık, kirlenme özelliği taşımıyor. Buna rağmen Tat, sözleşmeli olarak çalıştığı çiftçiler ve ailelerini, çevre konusunda eğiterek, gübre ve ilaç kullanımı konusunda bilgilendiriyor. Hava kirliliğini azaltmak için ise tüm tesislerimizde doğalgaza geçiş yapılmış; yıllık olarak sera gazı emisyonu değerleri hesaplanarak önlemler alınmaktadır. TAT tüm işletmelerinde ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi belgesi ile ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi belgelerine sahiptir.

 

Ege Üniversitesi ile birlikte Sandom (Sanayi Domatesini Geliştirme) projesini kuran Tat, domates tarımına hizmetini, 60 araştırmacının katılımı ile 10 yıl sürdürdü.Tat'ın, tüm fabrikalarında su arıtma tesisi kurması da çevreye karşı duyarlılığının göstergesidir. Tat Mustafakemalpaşa İşletmesi sınırları içerisinde bulunan biyolojik atık su tesisi, özel sektöre ait bölgede bulunan en büyük tesistir. Bu tesisimizde hem Mustafakemalpaşa işletmemizin hem de SEK Süt işletmemizin atık suları arıtılmaktadır. Tesislerimiz 2011 yılında Çevre iznini alarak bölgesinde bir ilke imza atmıştır. Tesislerin bulunduğu yörelerde Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği'ne göre, alıcı ortama desarj limitleri uygulamakta ve arıtma tesisinin deşarj standartları mevcut İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından kontrol edilmektedir. Tat Gıda bünyesinde bulunan tüm atık su arıtma tesislerinde arıtılan atık sular hem tesis laboratuarında hem de akredite kurum laboratuarlarında analiz edilerek kontrol edilmektedir.

 

1997 yılından beri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı çerçevesinde, piyasaya sürülen ambalajlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın belirlediği kotalar dahilinde yetkilendirilmiş kuruluşlar ile toplatılarak geri kazandırılıyor. Muhtelif üretimlerde plastik ambalaj miktarı azaltılarak, çevre dostu cam şişe ambalaja ağırlık veriliyor. Fabrikalarımızdaki atık yönetimi; geri dönüşümlü atıklar ve özellikle çevresel etkisi önemli boyutlarda olan tehlikeli atıklarımızın teknik ve yasal standartlara uygun depolanması ve bertarafı ile yapılmaktadır.

 

Her yıl düzenli olarak tüm tesislerimizde çalışanlara yönelik çevresel eğitimler düzenlenmektedir. Dış eğitim kapsamında sözleşmeli çiftçilerimize damla sulama, gübreleme ve zirai ilaçlama konularında bilinçlendirme eğitimleri verilmiştir.

 

Ayrıca Tat Gıda, bulunduğu bölgelerde topluma fayda sağlayacak Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerine destek vererek, içinde yaşadığı toplumun sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için çalışmaktadır. Bu kapsamda her yıl bölgesinde bulunan okullara “eğitim desteği projesi” temasıyla yardımda bulunmaktadır.

 

Çevre duyarlılığından dolayı, Çevre Bakanlığı tarafından "Çevre Beratı" ile ödüllendirilen Tat, 1995 yılında ISO(İstanbul Sanayi Odası) tarafından "Çevre Teşvik Ödülü"ne layık görüldü.

 

Ayrıca Tat, kurulduğu günden bugüne tesislerinde çevre ile ilgili ağaçlandırmaya ve peyzaj çalışmalarına önem veriyor, tesis çevresinde estetik ve ergonomik bir ortam yaratılması için de çaba harcıyor. Bursa Mustafakemalpaşa’da yer alan Tat Konserve işletmesi çevresinde, çalışanlarımızın desteğiyle 25 dekarlık bir koru alanı oluşturduk. Çam, kestane, sedir, mavi ladin, köknar, selvi, çınar, dişbudak, erik, yeni dünya, palmiye ağaçlarının bulunduğu arazide, tesis açılışından önce yer alan ağaçlara yenilerini katarak koru alanını büyüttük. 2014 yılında gerçekleştirdiğimiz fidan dikimi projemizde Bursa Çevre Koruma Hizmetleri ile işbirliği yaptık. 2016 yılında 150 adet fidan dikmeyi planlıyoruz. Koru alanı, başta Anadolu sincabı (sciurus anomalus) olmak üzere birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor.

 

Diğer bir işletmemiz olan Torbalı tesisimiz çevresindeki 13 dekarlık arazide yetişen yeşil ve limon selvilerini koruyor ve geliştiriyoruz. Ziraat mühendislerinden oluşan gönüllü çalışanlarımız yaklaşık 1000 adet selvi fidanı dikerek ekosistemin gelişimine destek oldu.

 

Üretim yaptığımız bölgelerde biyoçeşitliliği korumanın yanı sıra, 1998 yılından beri yerel ticaret odalarının işbirliğiyle sözleşmeli olarak çalıştığımız çiftçilere yönelik eğitimler düzenliyoruz. Verdiğimiz eğitimlerle çiftçileri doğru tarım uygulamaları konusunda bilinçlendirmeyi, biyoçeşitliliği ve ekolojik dengeyi korumaya katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. 2012 yılından bugüne kadar Mustafakemalpaşa, Karacabey ve Torbalı tesislerimizde 1.343 çiftçiye zararlılarla mücadelede kültürel önlemler, bitki hastalıkları, yabancı ve işgalci otlar, toprak işleme, bitki besleme, damla sulama, gübreleme, hasat konularında eğitim vererek çiftçilerin doğru tarım uygulamaları konusunda farkındalık kazanmasına destek olduk. Bu sayede, çiftçilerin, aşırı ve yanlış kimyasal ilaç kullanımının önüne geçerek, yerel ekosistemleri gözeten ve koruyan ilaçlama yöntemlerini benimsemesini sağlıyoruz. 2016 yılında, eğitim müfredatında yer alan ekolojik tarım uygulamalarını genişlettik. Ayrıca, eğitimlere ek olarak çiftçilere dağıtmak üzere iyi tarım uygulamalarıyla ilgili bilgilendirme amaçlı Çiftçi Bilinçlendirme Kitapçığı’nı hazırladık.

 

Eğitim verdiğimiz çiftçileri tarlada ziyaret ederek, verdiğimiz eğitimlerin etkinliğini sahada ölçüyoruz. Tarlada yaptığımız kontroller neticesinde, alınan hasadın sonucuna not veriyor ve Tarla Kontrol ve Çiftçi Yeterlilik Raporları hazırlıyoruz. Bu ziyaretler sırasında ilaçlama, sulama gibi konularda gerekli uyarıları yapıyor; ilaç ve ağır metal kalıntı değerlerini ölçüyoruz. Endüstriyel tarımda zararlılarla mücadele amaçlı kullanılan ilaçların, biyoçeşitliliğin gelişmesi ve türlerin devamı için büyük önem taşıyan arılar gibi polen taşıyıcı canlıları yok edici etkisi olabiliyor. Verdiğimiz eğitimler ve yaptığımız kontroller sayesinde, hem ürünleri tarladan rafa kadar izleyebiliyoruz hem de aşırı ilaç kullanımının yerel biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılmasını sağlıyoruz.

 

Verimliliği artırmaya yönelik araştırmalar

Makine parkı ile ilgili sektörel yenilikler takip edilerek Tat işletmelerine transferi sağlanıyor. Ürün yetiştirme teknikleri sürekli izlenerek ürün kalitesinin artması ve müşteri portföyünün genişlemesi sağlanıyor. Her yıl beyaz yakalı ve mavi yakalı personel için eğitimler düzenlenerek verimli iş gücü miktarı artırılmaya çalışılıyor. Tat ekibi, verimlilik ile ilgili yurt içi ve yurt dışı faaliyetlere katılarak konuyla ilgili gelişmelerden haberdar oluyor. Üretim sırasında ve sonrasında sürekli denetim yapılarak, kalite geliştirme ekipleri oluşturularak her alandaki süreçleri iyileştirmek ve üretim maliyetini düşürmek için çaba harcanıyor. Ayrıca, zirai hammaddelerden en yüksek verimi almaya ilişkin araştırmalar her yıl yapılıyor.

adInteractive